Kıymetli hemşerilerim, değerli okurlarım;
Yaklaşık yirmi yıldır, büyük bir kısmı memleketimle ilgili olan köşe yazılarımı yerel gazetelerde ve internet sitelerinde sizlerle paylaşıyorum. 2006 yılında başladığım bu kalem yolculuğunu, 2026 yılı Nisan ayında Palet Yayınları aracılığıyla yayımlanan "Memleket Sevdası" isimli eserimde bir araya getirdim. Bu kitap, benim için sadece bir yazı dizisi değil; doğduğum topraklara olan yirmi yıllık vefa borcumun da ifadesiydi. Bu çalışmayı hazırlarken temel amacım, "okunmamış her yazı yenidir" anlayışıyla, bölgemizin geleceğine dair "tarihe not düşmek" ve Beyşehir, Derebucak ve Hüyük’ün tarihi, kültürel ve doğal zenginliklerini koruma sevdamızı ve sorunlarına dair çözüm arayışlarımızı geniş kitlelere ulaştırmaktı.
Memleket Sevdası isimli bu eser, geçmişin tecrübesini bugünün ihtiyaçlarıyla harmanlayarak, her biri farklı zamanlarda yazılmış 61 yazının oluşturduğu bütüncül bir yaklaşımı sunmaktadır. Eserin sayfalarını çevirdiğinizde sadece bir tarihçinin notlarını değil, bölgenin nabzına dair güncel değerlendirmeleri bulacaksınız:
Örneğin bu yazılarda memleketimizin can damarı olan Beyşehir Gölü’nün karşı karşıya olduğu kuruma tehdidine karşı somut bir çözüm önerisi olarak "Alan Başkanlığı" modelini ve "Beyşehir Gölü kurursa Konya Ovası kurur" haykırışımı göreceksiniz.
Örneğin Eşrefoğlu Camii’nin UNESCO Dünya Kültür Mirası yolculuğuna, Hititlerin 4000 yıllık emaneti olan Eflatunpınar ve Fasıllar (Kurt Beşiği) anıtlarının hüzünlü hikâyelerine tanıklık edecek, asırlık Taş Köprü’nün bereketini yeniden hatırlayacaksınız.
Örneğin "Yaşlılar Kasabasına" dönüşen köylerimizin durumu ve gençlerimizi bu topraklarda tutabilmek için gereken istihdam alanları hakkında bazı analizlerle karşılacaksınız.
Örneğin Gembos Yolu’nun açılmasıyla bölgenin kaderinin nasıl değişeceğine, şehrimizin turizm ve savunma sanayi alanındaki potansiyeline dair detaylara ulaşacaksınız.
Memleket Sevdası, sadece dünü anlatan bir nostalji kitabı değil; memleketin sorunlarıyla dertlenen bir hemşerinizin çırpınışlarıdır.
Ümit ederim ki bu çalışmayı okuduğunuzda, kendi çocukluğunuzdan izleri, memleketinize olan o bitmek bilmeyen özlemi ve geleceğe dair taze umutları bulursunuz. Son olarak eserin yayımlanmasındaki sponsor desteği nedeniyle Tokarev Savunma Silah Sanayi Limited Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Kıymetli İş Adamı Sayın Süleyman Alaboğa’ya teşekkürlerimi ifade etmek istiyorum. Memleketini seven ve onunla dertlenen bütün hemşerilerimi saygı sevgi ve muhabbetle selamlıyorum.



