Uygun koşulları, gölün varlığı ve sağladığı imkânlar nedeniyle Beyşehir çevresi; Eski Çağlardan itibaren Roma-Bizans dönemi ile Selçuklu-Osmanlı dönemlerinde yerleşim merkezi olarak tercih edilmiştir. Türkiye'nin en eski yerleşim alanlarından biri olan bu bölgede bulunan Beyşehir, gölün güneydoğu kıyısında Eşrefoğulları döneminde kurulmuştur. Günümüzde geniş bir alana yayılmış olan bu tarihî şehrin ilk yerleşim nüvesi de İçerişehir’dir. İçerişehir, günümüzde artık bir mahalle statüsüne sahip olsa da Beyşehir kentinin çekirdeğini oluşturan bir yerleşim olarak sur içindeki eski şehirdir. Bilindiği gibi ülkemizde Amasya ve Kayseri şehirlerinde de İçerişehir adıyla anılan mahalleler bulunmakta; benzer şekilde, kardeş ülke Azerbaycan’ın başkenti Bakü’deki sur içi bölgesine de “İçerişehir” denilmektedir. Günümüzde Beyşehir’in tarihî kent merkezi konumundaki İçerişehir, Selçuklu hâkimiyetinin sona erdiği dönemlerde, Roma-Bizans devrinden intikal eden Viranşehir adındaki bir harabe üzerinde Eşrefoğulları tarafından kurulmuştur. Şehrin kurulduğu, çevresinden bağımsız bir yükselti halindeki bu alan büyük ihtimalle bir höyüktür. Eşrefoğulları döneminde askerî ve siyasi alanda çok fazla başarı gösterilmemişse de imar faaliyetlerinde büyük başarılar gösterilmiş ve Viranşehir üzerinde inşa edilen bu modern şehir surlarla çevrilmiştir. Surların ayakta olduğu dönemlerde şehre giriş kalenin büyük kapısından yapılmakta, surların önünde içi su dolu büyük bir hendek de bulunmaktaydı. İçinden hem göl hem de kara tarafına çıkan iki dehliz ile surların ortasında bir külliye halinde cami, mescit, medrese, türbe, han, hamam ve bedesten gibi pek çok eser yapılmıştır. Bu dönemde şehirsel ve sosyoekonomik gelişme açısından zirveye ulaşan İçerişehir’deki bu yapılar, zaman içinde kısmen ya da tamamen yıkılmış; bir kısmı Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde restore edilerek günümüze ulaşmıştır. Ne var ki İçerişehir’i çeviren o büyük surların kuzey kapısı, kaleden geriye kalan tek kapı olup diğerleri günümüze ulaşamamıştır. Günümüze ulaşmayan kapılardan biri Eşrefoğlu Külliyesi’nin doğusunda, diğeri ise kalenin göl ile birleştiği batı istikametinde olmalıdır. Kaynaklara göre şehir surlarının doğu kapısı yönünde eskiden küçük bir mezarlık da bulunuyordu. İ. H. Konyalı, Beyşehir’le ilgili eserinde; Eşrefoğlu Türbesi’nin karşısında olan bu mezarlığa Hamzazâdeler Mezarlığı denildiğini ifade etmektedir. Diğer taraftan günümüzde ayakta olmasa da kaynaklara göre İçerişehir’de bulunduğu bilinen çok sayıda mescit ile türbenin varlığını da hatırlatmak gerekir. Bununla birlikte bugün yeri ve mimarisi hakkında bilgi yoksa da burada Eşrefoğlu beylerine ait konak, köşk ve hamamların var olduğu da düşünülmektedir. Şu halde günümüzde ayakta bulunan muhteşem cami, mescit, bedesten, hamam, türbe ve medreseden başka; Eşrefoğulları dönemine ait başta şehrin etrafını kuşatan surlar ve içerisinde bulunan mezarlık, mescit ve türbelerle köşk, hamam ve konaklara dair kalıntıların toprak altında bulunduğuna şüphe yoktur. Diğer taraftan yapılacak kazılarda bugün varlığından haberdar olmadığımız başkaca tarihî yapıların temellerine de rastlanılabileceği ihtimal dâhilindedir. Muhatapları ve ilgilileri tarafından bilinmektedir ki Beyşehir’in tarihî kent merkezi İçerişehir’de yapılan kentsel dönüşüm çalışmaları son zamanlarda başlamış bulunmaktadır. Söz konusu çalışmalar elbette ki devletimizin müsaadesi ile Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun bilgisi ve onayı dâhilinde gerçekleştirilmiş olmalıdır. Umuyorum ki İçerişehir’de bu süreçte gerçekleştirilen yıkımlar ve yapılacak inşaatlar, burada bulunan tescilli tarihî yapılara zarar vermeden gerçekleştirilecektir. Şüphesiz bu çalışmalar sırasında tarihî bir kent merkezi olan İçerişehir’deki yaşanmışlıklara saygı duyulacak; burada ölmüşlerin vakıfları ve yaşayanların da ruhları incitilmeyecektir. Aksi halde tarih bizi asla affetmeyecektir.
Yararlanılan Kaynaklar:
Hüseyin Muşmal, XIX. Yüzyılın İlk Yarısında Beyşehir ve Çevresi’nin Sosyal ve Ekonomik Yapısı, (1790-1864) SOSBE Yayımlanmamış Doktora Tezi, Konya 2005.
Hüseyin Muşmal, Cumhuriyet Döneminde Beyşehir (1923-1987), Palet Yayınları, Konya 2025.


