Hacılar Beyaz Eşya
Acet Yapı
akdemir web son dakika üstü
Dr. Hakan Ateş
Köşe Yazarı
Dr. Hakan Ateş
 

Felçte Beklemek, Beyni Kaybetmektir

İnme, beyne giden kan akımının aniden bozulmasıdır. Vakaların büyük kısmında bir pıhtı beyin damarını tıkar. Daha az bir kısmında ise damar yırtılır ve beyin içine kanama olur. İki durumda da kansız kalan beyin hücreleri hızla ölmeye başlar. Tıkalı damar açılana kadar her dakika yaklaşık 2 milyon beyin hücresi kaybedilir. İnme için "zaman beyindir" denmesinin sebebi budur. Ülkemizde inme en sık ölüm nedenleri arasındadır. TÜİK rakamlarına göre son yıllarda her yıl 35 ile 40 bin arasında kişi inme nedeniyle hayatını kaybediyor. Bu, yaklaşık her 15 dakikada bir kişi demektir. İnme ölümün yanında kalıcı sakatlığın da en önemli nedenlerinden biridir. Hayatta kalanların önemli bir kısmı yürüme, konuşma ya da kendi bakımını yapabilme yeteneğini kısmen veya tamamen kaybeder. Belirtileri tanıyın: Anahtar kelime "aniden" • Denge: Aniden başlayan baş dönmesi, sendeleme, ayakta duramama. • Göz: Bir ya da iki gözde ani görme kaybı veya çift görme. • Yüz: Gülümsemesini istediğinizde ağzın bir tarafının kayması. • Kol ve bacak: Vücudun bir yarısında ani güçsüzlük veya uyuşma. İki kolunu birden kaldırmasını istediğinizde biri aşağı düşer. • Konuşma: Peltekleşme, kelimeleri bulamama ya da söyleneni anlayamama. • Baş ağrısı: Hayatında hiç yaşamadığı kadar şiddetli, aniden başlayan baş ağrısı. Bu, beyin kanamasının işareti olabilir. Bunlardan yalnızca biri bile yeterlidir. Belirti görüldüğünde yapılması gereken tek şey var: hemen 112’yi aramak. O anda ne yapmalı? 1. 112’yi arayın. Hastayı kendi aracınızla en yakın sağlık kuruluşuna götürmek ilk bakışta hızlı görünür, ancak 112 ekibi yolda hastayı değerlendirir ve onu inme tedavisi yapılabilecek merkeze yönlendirir. İlçemizden büyük merkeze ulaşmak zaten zaman alıyor, evde kaybedilen yarım saat bir de buna eklenmesin. 2. Saate bakın. Belirtilerin başladığı saat, tedavi kararını belirleyen en önemli bilgidir. Hasta sabah bu belirtilerle uyandıysa, en son ne zaman sağlıklı görüldüğünü hatırlayın. "Gece on birde yatarken normaldi" gibi bir bilgi doktorun işini kolaylaştırır. 3. Ağızdan hiçbir şey vermeyin. Yutma bozulmuş olabilir ve verilen su, yiyecek ya da ilaç akciğere kaçabilir. "Kanı sulandırır" diye aspirin de vermeyin. İnme kanamaya bağlıysa aspirin durumu ağırlaştırabilir. 4. İlaçlarını yanınıza alın. Hastanın kullandığı ilaçları, özellikle kan sulandırıcıları bir poşete koyun. Olayı gören yakını da mutlaka hastaneye gelsin. Yanlış bilinenler • "Parmak uçlarını iğneyle kanatın." Yıllardır elden ele dolaşan bu yöntemin hiçbir faydası yoktur. Bununla uğraşılan her dakika hastanın aleyhine işler. • "Biraz yatsın, sabaha geçer." İnmede sabahı beklemek, tedavi şansını beklemekle kaybetmek demektir. • "Geçti, bir şey kalmadı." Belirtiler dakikalar içinde tamamen düzelse bile bu durum "mini inme" denen geçici bir atak olabilir. Ardından gelen günlerde büyük bir inme geçirme riski belirgin şekilde artar. Belirtiler geçse de acil servise başvurun. • "İnme yaşlı hastalığıdır." Daha sık yaşlılarda görülse de gençlerde de görülebilir. Tedavi var, ama süresi sınırlı Pıhtıya bağlı inmede, uygun hastalara damardan pıhtı eritici bir ilaç verilebilir. Bu tedavi, belirtilerin başlamasından itibaren ilk 4,5 saat içinde uygulanabilir. Büyük bir damar tıkalıysa pıhtı, anjiyo yoluyla da çıkarılabilir ve bu işlem seçilmiş hastalarda daha geç saatlerde de yapılabilir. Her iki tedavide de kural aynıdır: ne kadar erken, o kadar iyi. Hastaneye geç ulaşan hastaya sunabileceğimiz seçenekler ciddi şekilde azalır. En iyi tedavi korunmaktır İnmelerin büyük çoğunluğu kontrol edilebilir risk faktörleriyle ilişkilidir: • Tansiyon en önemli risk faktörüdür. Düzenli ölçtürün ve ilacınızı "iyiyim" diye kendi başınıza bırakmayın. • Şeker ve kolesterol hastalığınız varsa takiplerini aksatmayın. • Sigarayı bırakmak için hiçbir zaman geç değildir. • Düzensiz kalp atışı ya da sık çarpıntı hissediyorsanız mutlaka kontrol olun. Bazı ritim bozuklukları kalpte pıhtı oluşturup bu pıhtıyı beyne gönderebilir. • Tuzu azaltın. Sofrada tuzluğu kaldırmak bile iyi bir başlangıçtır. • Hareket edin. Günde yarım saatlik tempolu bir yürüyüş, damarlarınıza yapabileceğiniz en ucuz yatırımdır. Bu 29 Ekim’de bayrağımızı asarken bir şey daha yapalım: anne babamıza ve büyüklerimize inmenin belirtilerini ve 112’yi anlatalım. Doğru zamanda yapılan bir telefonun bir ömrü değiştirebileceğini unutmayalım.
Ekleme Tarihi: 26 Ekim 2026 -Pazartesi

Felçte Beklemek, Beyni Kaybetmektir

İnme, beyne giden kan akımının aniden bozulmasıdır. Vakaların büyük kısmında bir pıhtı beyin damarını tıkar. Daha az bir kısmında ise damar yırtılır ve beyin içine kanama olur. İki durumda da kansız kalan beyin hücreleri hızla ölmeye başlar. Tıkalı damar açılana kadar her dakika yaklaşık 2 milyon beyin hücresi kaybedilir. İnme için "zaman beyindir" denmesinin sebebi budur.

Ülkemizde inme en sık ölüm nedenleri arasındadır. TÜİK rakamlarına göre son yıllarda her yıl 35 ile 40 bin arasında kişi inme nedeniyle hayatını kaybediyor. Bu, yaklaşık her 15 dakikada bir kişi demektir. İnme ölümün yanında kalıcı sakatlığın da en önemli nedenlerinden biridir. Hayatta kalanların önemli bir kısmı yürüme, konuşma ya da kendi bakımını yapabilme yeteneğini kısmen veya tamamen kaybeder.

Belirtileri tanıyın: Anahtar kelime "aniden"

• Denge: Aniden başlayan baş dönmesi, sendeleme, ayakta duramama.

• Göz: Bir ya da iki gözde ani görme kaybı veya çift görme.

• Yüz: Gülümsemesini istediğinizde ağzın bir tarafının kayması.

• Kol ve bacak: Vücudun bir yarısında ani güçsüzlük veya uyuşma. İki kolunu birden kaldırmasını istediğinizde biri aşağı düşer.

• Konuşma: Peltekleşme, kelimeleri bulamama ya da söyleneni anlayamama.

• Baş ağrısı: Hayatında hiç yaşamadığı kadar şiddetli, aniden başlayan baş ağrısı. Bu, beyin kanamasının işareti olabilir.

Bunlardan yalnızca biri bile yeterlidir. Belirti görüldüğünde yapılması gereken tek şey var: hemen 112’yi aramak.

O anda ne yapmalı?

1. 112’yi arayın. Hastayı kendi aracınızla en yakın sağlık kuruluşuna götürmek ilk bakışta hızlı görünür, ancak 112 ekibi yolda hastayı değerlendirir ve onu inme tedavisi yapılabilecek merkeze yönlendirir. İlçemizden büyük merkeze ulaşmak zaten zaman alıyor, evde kaybedilen yarım saat bir de buna eklenmesin.

2. Saate bakın. Belirtilerin başladığı saat, tedavi kararını belirleyen en önemli bilgidir. Hasta sabah bu belirtilerle uyandıysa, en son ne zaman sağlıklı görüldüğünü hatırlayın. "Gece on birde yatarken normaldi" gibi bir bilgi doktorun işini kolaylaştırır.

3. Ağızdan hiçbir şey vermeyin. Yutma bozulmuş olabilir ve verilen su, yiyecek ya da ilaç akciğere kaçabilir. "Kanı sulandırır" diye aspirin de vermeyin. İnme kanamaya bağlıysa aspirin durumu ağırlaştırabilir.

4. İlaçlarını yanınıza alın. Hastanın kullandığı ilaçları, özellikle kan sulandırıcıları bir poşete koyun. Olayı gören yakını da mutlaka hastaneye gelsin.

Yanlış bilinenler

• "Parmak uçlarını iğneyle kanatın." Yıllardır elden ele dolaşan bu yöntemin hiçbir faydası yoktur. Bununla uğraşılan her dakika hastanın aleyhine işler.

• "Biraz yatsın, sabaha geçer." İnmede sabahı beklemek, tedavi şansını beklemekle kaybetmek demektir.

• "Geçti, bir şey kalmadı." Belirtiler dakikalar içinde tamamen düzelse bile bu durum "mini inme" denen geçici bir atak olabilir. Ardından gelen günlerde büyük bir inme geçirme riski belirgin şekilde artar. Belirtiler geçse de acil servise başvurun.

• "İnme yaşlı hastalığıdır." Daha sık yaşlılarda görülse de gençlerde de görülebilir.

Tedavi var, ama süresi sınırlı

Pıhtıya bağlı inmede, uygun hastalara damardan pıhtı eritici bir ilaç verilebilir. Bu tedavi, belirtilerin başlamasından itibaren ilk 4,5 saat içinde uygulanabilir. Büyük bir damar tıkalıysa pıhtı, anjiyo yoluyla da çıkarılabilir ve bu işlem seçilmiş hastalarda daha geç saatlerde de yapılabilir. Her iki tedavide de kural aynıdır: ne kadar erken, o kadar iyi. Hastaneye geç ulaşan hastaya sunabileceğimiz seçenekler ciddi şekilde azalır.

En iyi tedavi korunmaktır

İnmelerin büyük çoğunluğu kontrol edilebilir risk faktörleriyle ilişkilidir:

• Tansiyon en önemli risk faktörüdür. Düzenli ölçtürün ve ilacınızı "iyiyim" diye kendi başınıza bırakmayın.

• Şeker ve kolesterol hastalığınız varsa takiplerini aksatmayın.

• Sigarayı bırakmak için hiçbir zaman geç değildir.

• Düzensiz kalp atışı ya da sık çarpıntı hissediyorsanız mutlaka kontrol olun. Bazı ritim bozuklukları kalpte pıhtı oluşturup bu pıhtıyı beyne gönderebilir.

• Tuzu azaltın. Sofrada tuzluğu kaldırmak bile iyi bir başlangıçtır.

• Hareket edin. Günde yarım saatlik tempolu bir yürüyüş, damarlarınıza yapabileceğiniz en ucuz yatırımdır.

Bu 29 Ekim’de bayrağımızı asarken bir şey daha yapalım: anne babamıza ve büyüklerimize inmenin belirtilerini ve 112’yi anlatalım. Doğru zamanda yapılan bir telefonun bir ömrü değiştirebileceğini unutmayalım.

Yazıya ifade bırak !
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.