Beyşehir Gölü nefes aldı ama tehlike geçmedi!
Beyşehir Gölü nefes aldı ama tehlike geçmedi!
Yaz döneminde yaşanan şiddetli kuraklık nedeniyle su seviyesi düşerek kritik eşiklere gelen ve kıyılardaki sularında yüzlerce metre geriye doğru çekilme yaşanan Konya ve Isparta illeri sınırlarında yer alan Beyşehir Gölü son yağışların ardından adeta nefes aldı.
Yaz döneminde yaşanan şiddetli kuraklık nedeniyle su seviyesi düşerek kritik eşiklere gelen ve kıyılardaki sularında yüzlerce metre geriye doğru çekilme yaşanan Konya ve Isparta illeri sınırlarında yer alan Beyşehir Gölü son yağışların ardından adeta nefes aldı.
Dağlardan eriyen kar suları, akışla birlikte debisi yükselen su kaynakları ile birlikte yüzde yüz doluluk seviyesine ulaştığı için Gembos Derivasyonu kanalına Derebucak Prof.Dr.Yılmaz Muslu Barajından aktarılan takviye sular da beslediği Beyşehir Gölüne adeta can suyu oldu.
Yaşanan son gelişmelerin ardından son durumu merak edilen Beyşehir Gölü’nün havadan çekilen dron görüntüleri halihazırdaki tabloyu gözler önüne serdi.
Bölgeye bereket veren son yağışlar herkesin yüzünü güldürüp sevindirirken Beyşehir Gölü’nün etkili yağışlara ve su takviyelerine rağmen durumunun henüz iç açıcı olmadığı, özellikle Beyşehir kent merkezinin kıyı kesimlerinde hala kuraklığın izlerinin bulunduğu belirtilirken, Beyşehir Gölü’ne Derebucak Barajından takviye edilen sular kadar bir o kadar bölümün ise yaşanan taşkınlar nedeniyle Gembos Ovası ve güzergahında su baskınlarına yol açarak bölgeyi göle çevirdiği, suların düdenler ve yer altı kaynakları ile birlikte boşa akarak ulaştığı Akdeniz kıyılarındaki ilçelerde de sel ve su baskınlarına yol açtığı belirtildi.
Beyşehir Kültür, Turizm ve Doğa Derneği Başkanı Mustafa Büyükkafalı, Beyşehir Gölü ile ilgili olarak şiddetli kuraklık çektiği yaz döneminde yaptıkları etkinliği hatırlatarak, “ Beyşehir Gölü yaşıyor,ölmedi diye bir etkinlik yapmıştık. Gölün öldüğüne dair, dedikodular haberler çıkmıştı. Biz tabii ki biliyorduk ki, bu göl ölmeyecek, yaşatılabilecekti. Nitekim bu sene yağışlar o kadar güzel oldu ki, o kadar güzel yağdı ki, yer altı suları tamamen doldu, doluyor. Göle daha yansımadı ama dün gözlemlediğime göre Çamlık’tan, Derebucuak’tan, Yeşildağ tarafından inanılmaz su geliyor. Tarlalar su altında. Tabi bu suların tamamının da Beyşehir Gölüne akıtılıyor olması lazım. Bu konuda belediye başkanımızın da bir çalışması var. O projeye biz de dahiliz. Beyşehir Gölüne nereden bu boşa giden suları çevirebiliriz, yani Antalya ve Isparta bölgesine boşa akan suların bazılarını bölgemize nasıl çevirebiliriz, bunları araştırıyoruz.”ifadelerini kullandı.
Büyükkafalı, bu boşa akan suların da yönünün çevrilerek Beyşehir Gölüne ulaştırılması halinde gölün yaşadığı su seviyesi ile ilgili günümüzde yaşanan sorunların çözülebileceğine inandıklarını belirterek, “Ama şu anki durumu soracak olursanız, şu andaki durum henüz iç açıcı değil.Onca yağışa ve barajdan ve akarsulardan su takviyesine rağmen.”diye konuştu.
Beyşehir Gölü’nün son yağışlarla birlikte mevcut durumu hakkında da bilgiler veren Büyükkafalı, gölün Beyşehir kent merkezi kıyısındaki bölümlerde suların yine eski günlerine dönmesinin bayağı bir vakit alacağını düşündüklerini dile getirerek, şöyle devam etti:
“Ama dediğim gibi şişme var göl sularında, işte açılan yerler kapanmaya başladı, adacıklar kapanmaya başladı. Lakin, şehre olan bölümünün yansıması biraz daha gecikecek gibi görünüyor ve de daha da ihtiyacımız var diyebiliriz yağışlara. Bu boşa giden akan suları çevirmemiz lazım, her şeyden önce israfı önlememiz lazım, su tasarrufu yapmamız lazım, gölün suyunu fazla kullanmamamız lazım, yani bunları yaparsak göl eski haline gelebilir.”
Dernek Başkanı Mustafa Büyükkafalı, son yağışların ardından tam kapasiteye ulaşan komşu ilçe Derebucak’taki Prof.Dr.Yılmaz Muslu Barajından Beyşehir Gölü’ne Gembos iletim kanallarından aktarılan suların dere ve akarsu yataklarının da yeterli genişlikte olmaması sebebiyle göle ulaşması gereken suların kanalların çevresindeki ekili alanlarda taşkına yol açıp boşa gittiğine de dikkati çekerek, “Buradaki dere yatakları zamanında genişletilip büyütülmüş olsaydı, bu taşkınlar yaşanmayacaktı. Gembos Ovasına giden ve o bölgede de taşkına yol açan sular gerekli çalışmalar zamanında yapılmış olsaydı o bölgeye gitmezdi. Gembos Ovasından da maalesef yine bu boşa akan sular Manavgat ve Antalya’ya düdenlerden iniyor ve orada da yaşanılan sele ve taşkınlara yol açıyor. Bizim bu Akdeniz’e boşa giden ve denize dökülen suları da Beyşehir Gölüne çevirmemiz gerekiyor. Bunlar çok zor şeyler değil aslında. Bunlar yapılırsa bu zayi olan boşa akan sular boşa gitmez ve bu bölgede, havzada yaşanan su sıkıntısını da giderir diye düşünüyorum.”dedi.
Büyükkafalı, Beyşehir Gölü’nün o eski özlenen günlerine bu yıl dönebileceğini ummadığını, bu yıl sadece su seviyesinin yasal koduna gelebileceğini ya da biraz geçebileceğini düşündüğünü de belirterek, şunları kaydetti: “Çok daha kar yağması gerekiyor. Anamas Dağının zirvesinde halen 1 metre kar var ama biz normalde orada eski yıllarda 5-6 metre karlar olduğunu biliyoruz. Yani kar var ama yeterli değil. Şu anki durum kötünün çok iyisi, yazın çok umutsuz kalmıştık. O kadar sert bir yaz geçti ki, göldeki suyun büyük bölümü buharlaştı gitti. Ama bu son yağışlar inanın çok sevindirici tabi, hala devam edecek. Yine haftaya yağış bekleniyor, inşallah kar da bekleniyor. İnşallah zararsız, ziyansız devam eder.”





