Hacılar Beyaz Eşya
Acet Yapı
akdemir web son dakika üstü

İçerişehir Mahallesi’nde gözler bu çalışmada…

Beyşehir 16.04.2026 - 23:16, Güncelleme: 16.04.2026 - 23:24
 

İçerişehir Mahallesi’nde gözler bu çalışmada…

Konya’nın Beyşehir ilçesinde İçerişehir Mahallesi’nde yürütülen kentsel dönüşüm çalışmaları sürerken, Beyşehir haberleri gündemine bu kez Prof. Dr. Hüseyin Muşmal’ın Haber Önses’te yer alan köşe yazısı damga vurdu.

Muşmal’ın, bölgede ortaya çıkan tarihi kalıntılara ilişkin değerlendirmelerini içeren yazısının tamamı paylaşıldı. Cumhurbaşkanlığı kararıyla “riskli alan” ilan edilen bölgede devam eden yıkım çalışmaları sırasında ortaya çıkan bulgulara dikkat çeken Muşmal, tarihi mirasın korunmasına yönelik uyarılarda bulundu. İŞTE MUŞMAL’IN KÖŞE YAZISI: Beyşehirli tarihçi Prof. Dr. Hüseyin Muşmal’ın kaleme aldığı köşe yazısında şu ifadeler yer aldı: “Beyşehir’in kuruluşunda ve gelişmesinde Eşrefoğlu Külliyesi’nin çok önemli bir işlevi olduğu bilinmektedir. Eşrefoğlu Seyfeddin Süleyman Bey, külliyeyi inşa ettirirken vakfiyesini de caminin taç kapısına yazdırmıştır. Taç kapının üzerindeki kitabenin Türkçesinde şu ifadeler yer almaktadır: “Bu mübarek mescidi yapan adaletli ve hayırlı bir emir Eşrefoğlu Süleyman. Allah kabul etsin. Bezziye Hanı’nı, bu hanın ve büyük mescidin tarafındaki dükkânları, büyük hamamı, vakfiyesinde belirttiği 20 evi ve yine vakfiyede anılan ikişer gözlü Efis, Kalu ve Selman değirmenlerini vakfetmiştir. Vakıf, bütün bu kaynaklardan gelen gelirin beşte birini evladına mütevellilik olarak şart etmiştir. Evladı da büyük izzet ve devlet sahipleri Mehmet ve Eşref beylerdir. Bunlar ve evladı kuşaktan kuşağa mütevelli olacaklardır. Bu vakıf doğrudur ve şer’e uygundur. Bunu işittikten sonra kim ki şartı değiştirirse günahı onun boynuna olsun. Bu vakıf H 696 yılında yapılmıştır.” Caminin vakfiyesinde belirtilen gelirler arasında adı zikredilen “büyük hamam”, Eşrefoğlu Külliyesi’nin kuzey kale kapısının güneybatı yönünde, Bedesten’in 20 metre batısında yer almaktadır. Çifte hamam tarzındaki bu yapının inşa tarihi ile ilgili herhangi bir kitabe mevcut değildir. Vakfiyedeki “büyük hamam” ifadesi, külliye içerisinde bir başka hamamın daha varlığını düşündürmektedir. Nitekim bazı kaynaklarda, külliye içerisinde “küçük hamam” adıyla da anılan bir İçkale Hamamı bulunduğu ifade edilmektedir. Beyşehir’le ilgili araştırmalarda İç Kale’nin, İçerişehir’de göl tarafında yer aldığı ve kaleden göle bir kapı açıldığı belirtilmektedir. İbrahim Hakkı Konyalı’nın ifadesiyle 1960’lı yıllarda İç Kale’nin birçok kısmı ve hamamı; Ahmet Akan’ın ve komşularının evi ile bahçelerinin temelinde sağlam vaziyette bulunmaktaydı. Konyalı’ya göre Ahmet Akan’ın evi, İç Kale’nin ayakta duran parçalarının üzerine yapılmıştır. Evdeki abdesthanelerin atıkları hamam halvetine akıtılmış; hamamın kubbeli kısımları ve duvarları delikler açılarak ahıra dönüştürülmüştür. İ. H. Konyalı eserinde, ilgililerin daha o yıllarda İç Kale’yi derhal kurtarması ve yerli-yabancı turistlere açması gerektiğini ifade etmiştir. Sur içinde pek çok yapı inşa ettiren Eşrefoğlu Süleyman Bey’in, beyliğini temsilen herhangi bir saray ya da köşk yaptırıp yaptırmadığı bilinmemektedir. Ancak en azından kendisinin ikamet ettiği bir köşk veya konak bulunduğu düşünülmelidir. Bununla birlikte Beyşehir’de günümüze ulaşmış böyle bir yapı söz konusu değildir. Söz konusu köşkün yerini İçerişehir’de, sur içinde, Eşrefoğlu Külliyesi’ne yakın ve göle nazır bir konumda aramak gerekir. Geçtiğimiz günlerde İçerişehir Mahallesi’nde, göle çok yakın bir konumda bir evin temellerinde bulunan tarihi yapı; kanaatimce Eşrefoğlu Beylerinin İç Kale içerisinde bulunan konağına ve küçük hamama ait kalıntılar olmalıdır. 27 Şubat 2026 tarihinde yayımladığımız “Yoksa Tarih Bizi Affetmez” isimli yazımızda da ifade ettiğimiz gibi; günümüzde ayakta bulunan cami, mescit, bedesten, hamam, türbe ve medreseden başka Eşrefoğulları dönemine ait pek çok yapının toprak altında bulunduğuna şüphe yoktur. Diğer taraftan yapılacak kazılarda, bugün varlığından haberdar olmadığımız başka tarihi yapıların temellerine rastlanılması da ihtimal dahilindedir. Bu nedenle yürütülen çalışmaların bilinçli ve titiz bir şekilde yapılması büyük önem taşımaktadır. Zira ecdadımızın bizlere bıraktığı kültürel miras kadar atasözlerimiz de yol göstericidir. Eskilerin ifadesiyle; “Hamama giren terler…” KENTSEL DÖNÜŞÜM SÜRECİ DEVAM EDİYOR Öte yandan, Cumhurbaşkanlığı kararıyla riskli alan ilan edilen Beyşehir'in tarihi İçerişehir Mahallesi'nde kentsel dönüşüm süreci başladı. Eşrefoğlu Cami Çevresi Kentsel Yenileme Projesi kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla yayımlanan kararnameyle bölgede 7.71 hektarlık bölüm “riskli alan” ilan edildi. 10 Ekim 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan karar ile İçerişehir sınırları içerisinde yer alan bölgenin kentsel dönüşüm kapsamına alındığı duyuruldu. YENİLEME TARİHİ DOKUYA UYGUN OLACAK Karar doğrultusunda, bölgede yapılacak incelemeleri Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yürütecek. Eşrefoğlu Cami Çevresi Kentsel Yenileme Projesi kapsamında bölge, güvenli yapılar ve tarihi dokuya uygun konak, restoran ve otellerle yeniden şekillenecek. Yapıların mevcut durumları değerlendirilecek ve afet risklerine karşı güvenli, dayanıklı bir mahalle hedefiyle dönüşüm süreci başlatılacak. SÖZLEŞMELER YAPILDI Bu kapsamda Büyükşehir Belediyesi de çalışmalarını hızlandırdı. Bölgedeki 7,71 hektarlık bölüm 'Riskli Alan' olarak belirlenirken, istimlak çalışmaları da başladı. Konya Büyükşehir Belediyesi Encümeni, bölgedeki Eşrefoğlu Cami Çevresi Kentsel Yenileme Projesi kapsamında yıkılacak olan işyeri ve evlerin sahiplerine verilecek olan bedelleri tespit etti. Hak sahipleri ile sözleşme yaptı.
Konya’nın Beyşehir ilçesinde İçerişehir Mahallesi’nde yürütülen kentsel dönüşüm çalışmaları sürerken, Beyşehir haberleri gündemine bu kez Prof. Dr. Hüseyin Muşmal’ın Haber Önses’te yer alan köşe yazısı damga vurdu.

Muşmal’ın, bölgede ortaya çıkan tarihi kalıntılara ilişkin değerlendirmelerini içeren yazısının tamamı paylaşıldı.

Cumhurbaşkanlığı kararıyla “riskli alan” ilan edilen bölgede devam eden yıkım çalışmaları sırasında ortaya çıkan bulgulara dikkat çeken Muşmal, tarihi mirasın korunmasına yönelik uyarılarda bulundu.

İŞTE MUŞMAL’IN KÖŞE YAZISI:

Beyşehirli tarihçi Prof. Dr. Hüseyin Muşmal’ın kaleme aldığı köşe yazısında şu ifadeler yer aldı:

“Beyşehir’in kuruluşunda ve gelişmesinde Eşrefoğlu Külliyesi’nin çok önemli bir işlevi olduğu bilinmektedir. Eşrefoğlu Seyfeddin Süleyman Bey, külliyeyi inşa ettirirken vakfiyesini de caminin taç kapısına yazdırmıştır. Taç kapının üzerindeki kitabenin Türkçesinde şu ifadeler yer almaktadır: “Bu mübarek mescidi yapan adaletli ve hayırlı bir emir Eşrefoğlu Süleyman. Allah kabul etsin. Bezziye Hanı’nı, bu hanın ve büyük mescidin tarafındaki dükkânları, büyük hamamı, vakfiyesinde belirttiği 20 evi ve yine vakfiyede anılan ikişer gözlü Efis, Kalu ve Selman değirmenlerini vakfetmiştir. Vakıf, bütün bu kaynaklardan gelen gelirin beşte birini evladına mütevellilik olarak şart etmiştir. Evladı da büyük izzet ve devlet sahipleri Mehmet ve Eşref beylerdir. Bunlar ve evladı kuşaktan kuşağa mütevelli olacaklardır. Bu vakıf doğrudur ve şer’e uygundur. Bunu işittikten sonra kim ki şartı değiştirirse günahı onun boynuna olsun. Bu vakıf H 696 yılında yapılmıştır.”

Caminin vakfiyesinde belirtilen gelirler arasında adı zikredilen “büyük hamam”, Eşrefoğlu Külliyesi’nin kuzey kale kapısının güneybatı yönünde, Bedesten’in 20 metre batısında yer almaktadır. Çifte hamam tarzındaki bu yapının inşa tarihi ile ilgili herhangi bir kitabe mevcut değildir. Vakfiyedeki “büyük hamam” ifadesi, külliye içerisinde bir başka hamamın daha varlığını düşündürmektedir.

Nitekim bazı kaynaklarda, külliye içerisinde “küçük hamam” adıyla da anılan bir İçkale Hamamı bulunduğu ifade edilmektedir. Beyşehir’le ilgili araştırmalarda İç Kale’nin, İçerişehir’de göl tarafında yer aldığı ve kaleden göle bir kapı açıldığı belirtilmektedir.

İbrahim Hakkı Konyalı’nın ifadesiyle 1960’lı yıllarda İç Kale’nin birçok kısmı ve hamamı; Ahmet Akan’ın ve komşularının evi ile bahçelerinin temelinde sağlam vaziyette bulunmaktaydı. Konyalı’ya göre Ahmet Akan’ın evi, İç Kale’nin ayakta duran parçalarının üzerine yapılmıştır. Evdeki abdesthanelerin atıkları hamam halvetine akıtılmış; hamamın kubbeli kısımları ve duvarları delikler açılarak ahıra dönüştürülmüştür.

İ. H. Konyalı eserinde, ilgililerin daha o yıllarda İç Kale’yi derhal kurtarması ve yerli-yabancı turistlere açması gerektiğini ifade etmiştir.

Sur içinde pek çok yapı inşa ettiren Eşrefoğlu Süleyman Bey’in, beyliğini temsilen herhangi bir saray ya da köşk yaptırıp yaptırmadığı bilinmemektedir. Ancak en azından kendisinin ikamet ettiği bir köşk veya konak bulunduğu düşünülmelidir. Bununla birlikte Beyşehir’de günümüze ulaşmış böyle bir yapı söz konusu değildir.

Söz konusu köşkün yerini İçerişehir’de, sur içinde, Eşrefoğlu Külliyesi’ne yakın ve göle nazır bir konumda aramak gerekir. Geçtiğimiz günlerde İçerişehir Mahallesi’nde, göle çok yakın bir konumda bir evin temellerinde bulunan tarihi yapı; kanaatimce Eşrefoğlu Beylerinin İç Kale içerisinde bulunan konağına ve küçük hamama ait kalıntılar olmalıdır.

27 Şubat 2026 tarihinde yayımladığımız “Yoksa Tarih Bizi Affetmez” isimli yazımızda da ifade ettiğimiz gibi; günümüzde ayakta bulunan cami, mescit, bedesten, hamam, türbe ve medreseden başka Eşrefoğulları dönemine ait pek çok yapının toprak altında bulunduğuna şüphe yoktur.

Diğer taraftan yapılacak kazılarda, bugün varlığından haberdar olmadığımız başka tarihi yapıların temellerine rastlanılması da ihtimal dahilindedir. Bu nedenle yürütülen çalışmaların bilinçli ve titiz bir şekilde yapılması büyük önem taşımaktadır.

Zira ecdadımızın bizlere bıraktığı kültürel miras kadar atasözlerimiz de yol göstericidir. Eskilerin ifadesiyle; “Hamama giren terler…”

KENTSEL DÖNÜŞÜM SÜRECİ DEVAM EDİYOR

Öte yandan, Cumhurbaşkanlığı kararıyla riskli alan ilan edilen Beyşehir'in tarihi İçerişehir Mahallesi'nde kentsel dönüşüm süreci başladı.

Eşrefoğlu Cami Çevresi Kentsel Yenileme Projesi kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla yayımlanan kararnameyle bölgede 7.71 hektarlık bölüm “riskli alan” ilan edildi. 10 Ekim 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan karar ile İçerişehir sınırları içerisinde yer alan bölgenin kentsel dönüşüm kapsamına alındığı duyuruldu.

YENİLEME TARİHİ DOKUYA UYGUN OLACAK

Karar doğrultusunda, bölgede yapılacak incelemeleri Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı yürütecek. Eşrefoğlu Cami Çevresi Kentsel Yenileme Projesi kapsamında bölge, güvenli yapılar ve tarihi dokuya uygun konak, restoran ve otellerle yeniden şekillenecek. Yapıların mevcut durumları değerlendirilecek ve afet risklerine karşı güvenli, dayanıklı bir mahalle hedefiyle dönüşüm süreci başlatılacak.

SÖZLEŞMELER YAPILDI

Bu kapsamda Büyükşehir Belediyesi de çalışmalarını hızlandırdı. Bölgedeki 7,71 hektarlık bölüm 'Riskli Alan' olarak belirlenirken, istimlak çalışmaları da başladı. Konya Büyükşehir Belediyesi Encümeni, bölgedeki Eşrefoğlu Cami Çevresi Kentsel Yenileme Projesi kapsamında yıkılacak olan işyeri ve evlerin sahiplerine verilecek olan bedelleri tespit etti. Hak sahipleri ile sözleşme yaptı.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.