Hacılar Beyaz Eşya
Acet Yapı
akdemir web son dakika üstü

“Kabrin başında yemek doğru değil”

Beyşehir 14.04.2026 - 13:25, Güncelleme: 14.04.2026 - 13:30
 

“Kabrin başında yemek doğru değil”

Beyşehir İlçe Müftüsü Enes Aktaş, son yıllarda toplumsal bir tartışma konusu haline gelen cenaze yemeklerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Sosyal medya hesabından paylaştığı videoda “Cenazelerde yemek verilir mi?” sorusuna yanıt veren Aktaş, yemek ikramının dinen uygun olduğunu ancak bunun cenaze sahipleri tarafından yapılmaması gerektiğini vurguladı.  Cenaze sahiplerinin zaten acı ve telaş içinde olduğuna dikkat çeken Aktaş, bu kişilerin yemek hazırlığıyla meşgul edilmesinin doğru olmadığını ifade etti. Aktaş, cenaze yemeklerinin diğer akrabalar, yakınlar ve komşular tarafından hazırlanarak hem cenaze sahiplerine hem de misafirlere ikram edilebileceğini belirterek, bunun caiz olduğunu, hatta sünnet ve sevap sayıldığını dile getirdi. Açıklamalarında bazı yanlış uygulamalara da değinen Aktaş, cenaze henüz defnedilmeden mezar başında yemek yenilmesinin uygun olmadığını ifade etti. Yemek ikramının daha uygun bir ortamda ve zamanında yapılması gerektiğini vurgulayarak, şunları aktardı: “Allah razı olsun bazen görüyor ve şahit oluyoruz ki, daha biz telkin vermeden adam kabrin başında etli ekmeği dürmüş yiyor. 'Ayran yok mu ayran?' diyor. İşte dinimiz buna karşıdır. Uygun bir ortamda, uygun bir yerde yemek ikramında bulunulur. Daha cenazeyi gömmeden adam etli ekmeği gömüyor. İşte bunlar doğru değil, yanlıştır. Özetleyecek olursak; cenazelerde bizzat cenaze sahipleri değil, cenazenin diğer yakınları, akrabaları, konu komşular gelen misafirlere yemek ikramında bulunabilirler. Uygun bir ortamda ve uygun bir yerde, kabrin başında değil yani. Yeri gelmişken şunu da söyleyelim; işte 'Ölenin ardından illa helva dağıtmak gerekir, lokma döktürmek gerekir, yemek vermek gerekir...' Gerekmez kardeşim. Öyle bir zorunluluk yok. Bu gönülden yapılan işlerdir, nafile işlerdir. Bunu illa zorunlu kabul etmek, 'İlla helva döktürmek lazım, illa lokma döktürmek lazım, helva dağıtmak lazım, yemek ikramında bulunmak lazım' diye inanmak, bunun zorunlu olduğuna inanmak, yemek ikramında bulunmayı zorunluluk addetmek ölenin ardından bidat ve hurafedir. Ha, kişinin gönlünden coşar, gönlünden gelir; helva da verir, tatlı da, lokma da döktürür, yemek ikramında da bulunur, kebap da dağıtır ama zorunlu değildir. Rabbim ölmüşlerimize rahmet eylesin”
Beyşehir İlçe Müftüsü Enes Aktaş, son yıllarda toplumsal bir tartışma konusu haline gelen cenaze yemeklerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Sosyal medya hesabından paylaştığı videoda “Cenazelerde yemek verilir mi?” sorusuna yanıt veren Aktaş, yemek ikramının dinen uygun olduğunu ancak bunun cenaze sahipleri tarafından yapılmaması gerektiğini vurguladı. 

Cenaze sahiplerinin zaten acı ve telaş içinde olduğuna dikkat çeken Aktaş, bu kişilerin yemek hazırlığıyla meşgul edilmesinin doğru olmadığını ifade etti.

Aktaş, cenaze yemeklerinin diğer akrabalar, yakınlar ve komşular tarafından hazırlanarak hem cenaze sahiplerine hem de misafirlere ikram edilebileceğini belirterek, bunun caiz olduğunu, hatta sünnet ve sevap sayıldığını dile getirdi.

Açıklamalarında bazı yanlış uygulamalara da değinen Aktaş, cenaze henüz defnedilmeden mezar başında yemek yenilmesinin uygun olmadığını ifade etti. Yemek ikramının daha uygun bir ortamda ve zamanında yapılması gerektiğini vurgulayarak, şunları aktardı:

“Allah razı olsun bazen görüyor ve şahit oluyoruz ki, daha biz telkin vermeden adam kabrin başında etli ekmeği dürmüş yiyor. 'Ayran yok mu ayran?' diyor. İşte dinimiz buna karşıdır. Uygun bir ortamda, uygun bir yerde yemek ikramında bulunulur. Daha cenazeyi gömmeden adam etli ekmeği gömüyor. İşte bunlar doğru değil, yanlıştır.

Özetleyecek olursak; cenazelerde bizzat cenaze sahipleri değil, cenazenin diğer yakınları, akrabaları, konu komşular gelen misafirlere yemek ikramında bulunabilirler. Uygun bir ortamda ve uygun bir yerde, kabrin başında değil yani.

Yeri gelmişken şunu da söyleyelim; işte 'Ölenin ardından illa helva dağıtmak gerekir, lokma döktürmek gerekir, yemek vermek gerekir...' Gerekmez kardeşim. Öyle bir zorunluluk yok. Bu gönülden yapılan işlerdir, nafile işlerdir. Bunu illa zorunlu kabul etmek, 'İlla helva döktürmek lazım, illa lokma döktürmek lazım, helva dağıtmak lazım, yemek ikramında bulunmak lazım' diye inanmak, bunun zorunlu olduğuna inanmak, yemek ikramında bulunmayı zorunluluk addetmek ölenin ardından bidat ve hurafedir.

Ha, kişinin gönlünden coşar, gönlünden gelir; helva da verir, tatlı da, lokma da döktürür, yemek ikramında da bulunur, kebap da dağıtır ama zorunlu değildir. Rabbim ölmüşlerimize rahmet eylesin”

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.