Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO-North Atlantic Treaty Organization)
4 Nisan 1949'da 12 ülke (Belçika, Kanada, Danimarka, Fransa, İzlanda, İtalya, Lüksemburg, Hollanda, Norveç, Portekiz, Birleşik Krallık ve Amerika Birleşik Devletleri) tarafından imzalanan Kuzey Atlantik Antlaşması'na dayanarak kurulan ve farklı dönemlerde 20 ülkenin daha katıldığı uluslararası askeri ittifaktır. Amacı; İttifak üyeleri herhangi bir dış güçten gelebilecek saldırıya karşı ortak savunma yapmaktır. Türkiye Cumhuriyeti 18 Şubat 1952 tarihinde resmi olarak NATO'ya katılmıştır.
Başta emperyalist ABD olmak üzere çoğu NATO üye ülkelerinin zaman zaman açıktan, zaman zaman kapalı kapılar arkasından ülkemiz üzerinde oynadıkları oyunlara bir bakalım;
⁃ Kıbrıs Barış Harekatındaki tutumları ve uyguladıkları ambargo,
⁃ ASALA terör örgütüne verdikleri destek,
⁃ Destekledikleri askeri ihtilaller,
⁃ Meydana gelen toplumsal olaylar( Kanlı 1 Mayıs, Maraş Olayları, Çorum Olayları, Gazi Olayları, Gezi Olayları)
⁃ Aşırı sol ve radikal terör örgütlerine verdikleri destekler,
⁃ Kurup besledikleri, büyüttükleri ve halen emirlerinde olan hain PKK terör örgütü,
⁃ 15 Temmuz hain darbe girişimiyle kandırılanlarında kabul ettiği, halen emperyalist ABD ve Avrupa ülkelerinde faaliyeletlerini sürdüren FETÖ/PDY terör örgütü ,
Komşu ülkelerde çoğu zaman NATO şemsiyesini kullanarak yaptıkları faaliyetlerin bazılarına bakalım;
⁃ Türk dostu Afganistan’ın senelerce sömürülmesi,
⁃ Mısırda Muhammet Mursi’nin yok edilmesi,
⁃ Libya’da Türk dostu Kaddafi’nin yok edilmesi,
⁃ Irak’ta Saddam’ın yok edilmesi,
⁃ Suriye’de Esad’ın yok edilmesi,
⁃ İran’da Hamaney’in yok edilmesi,
⁃ 1948 yılında kurdukları siyonist İsrail Devletiyle yok ettikleri Filistin ve tarihin en kanlı katliamlarından olan ve halen devam eden Gazze olayları,
⁃ Bütün bu faaliyetleri yaparken milyonlarca masum müslümanın kanına girilmesi. Topraklarını terk eden mültecilerin tamamının da ceremesini Türkiye’nin çekmesi ve çekmeye devam etmesi.
Çok kısa geçmişi hatırladıktan sonra ülkemizde yapılan NATO toplantısına dönersek; son günlerde ülkenin iç sorunları unutulup NATO toplantısına odaklanıldı. Alınan güvenlik tedbirlerinin abartılı olduğu eleştirisi getirildi. Ancak yukarıda saydığımız olayları düşündüğümüzde alınan sıkı tedbirler tamamen yerindedir. Toplantı sonucunda yapılan sonuç bildirgesinde üye ülkelerin NATO'nun kollektif savunma maddesi olan 5. maddeye ve transatlantik bağa yönelik "sarsılmaz bağlılıklarını" teyit etmek üzere Ankara'da bir araya geldiğine dikkat çekilerek, “Bir müttefike yönelik saldırı, tüm müttefiklere yönelik saldırıdır. Birliğimiz, dayanışmamız ve kolektif gücümüz, özgür ve demokratik uluslardan oluşan İttifak'ımızdaki 1 milyar vatandaş için barış, güvenlik ve refahın temeli olmaya devam etmektedir. Caydırıcılık ve savunmaya yönelik 360 derece yaklaşımımıza bağlılığımızı sürdürüyoruz." ifadeleri kullanıldı. Bu cümleler her zamanki gibi klasik sonuç ve süslü cümleler. Geçmişte yaşananlar ve günümüzde yaşananlar bu süslü cümleye maalesef oturmuyor.
İşin magazinsel boyutu dolu dolu geçti. Liderlerin mehter takımıyla karşılanması muhteşemdi. Ruhumuzu okşadı. Ülkenin profesörleri, yorumcuları, bazı emekli askerleri, gazetecileri işin bu magazinsel boyutundan o kadar etkilenmişler ki öve öve bitiremediler.
Ancak sorumuz şu dostlar. NATO toplantısı ülkemize ne kazandırdı?NATO üye ülkeleri tarihin hiç bir sahnesinde Türk dostu olmamışlardır. Bu ülkeleri yukarıda saydığımız olaylar ışığında değerlendirmekte fayda vardır. Her zaman kendi çıkarları için dost gözükmüşlerdir ve de gözükmektedirler. Yapılan toplantının şov bölümünün siyasete alet ederek oy’a dönüştürülmesi hedefi hariç, memleket çıkarları için neler kazandırdığını önümüzdeki süreçte göreceğiz.


