Hacılar Beyaz Eşya
Acet Yapı
akdemir web son dakika üstü

Alevler söndü, çaresizlik kaldı

Yaşam (Web Sitesi) - Web Sitesi | 03.10.2026 - 14:33, Güncelleme: 03.10.2026 - 14:36
 

Alevler söndü, çaresizlik kaldı

Beyşehir’de çatı yangını sonrasında 20 aile evlerine dönemedi. Hasar tespit çalışmalarının tamamlanmasını bekleyen bina sakinleri, yakınlarının yanında kalırken, apartman yöneticisi Mehmet Arıaslan yaşadıkları mağduriyete ve ilgisizliğe sitem etti: “Biz hayalet bir eviz... Bizi çaresizce kaderimize terk ettiler.”

Konya’nın Beyşehir ilçesinde eylül ayının sonunda yaşanan ve çatıda çalışan bir ustanın alevlerin arasında mahsur kaldığı yangının ardından, Çevik Konutları Apartmanı sakinlerinin mağduriyeti gün geçtikçe büyüyor. Müftü Mahallesi 4147 Sokak’ta bulunan, zemin katında işyerleri bulunan 5 katlı apartmanın çatısında çıkan yangın, itfaiye ekiplerinin yanı sıra beton mikserleri ve orman arazözlerinin de desteğiyle uzun süren çalışmaların ardından kontrol altına alınmıştı. Yangın sırasında çatıda çalışan bir usta alevlerin arasında mahsur kalmış, itfaiye ekiplerinin uzattığı merdiven sayesinde son anda kurtarılmıştı. Ancak yangının söndürülmesinin üzerinden günler geçmesine rağmen apartman sakinleri için sıkıntılı süreç sona ermedi. Yangında çatının tamamen kullanılamaz hale geldiğini belirten bina sakinleri, yağışlarla birlikte apartmanın alt bölümlerinde de yeni zararların oluştuğunu ifade ediyor. Hasar tespit çalışmalarının tamamlanmasını bekleyen aileler, bu süreçte kendi evlerine giremezken yakınlarının ve akrabalarının yanında kalıyor. “20 tane aile ortada kaldı” Çevik Konutları Apartmanı yöneticisi Mehmet Arıaslan, yanan çatının üzerinde Haber Önses’e yaptığı açıklamada, yaşanan mağduriyeti anlattı. Arıaslan, yangından önce çatının bir bölümünün geçtiğimiz yıllarda uçtuğunu, daha sonra müteahhitle yapılan görüşmelerin ardından çatının değiştirilmesine karar verildiğini belirterek yaşanan süreci şöyle anlattı: “Geçen senlerde kışın burada bir çatıda uçmamız olmuştu. Müteahhitle görüştük. Görüşmemiz neticesinde buraya bir mutabakata vardık, tamir diye. Sonra tamir edilmeyeceği ustalar tarafından anlaşıldı. Sonrasında müteahhitle görüştüğümüzde buranın tamir değil de değiştirilmesine karar verdik. Ondan sonra, ondan önce buraya strafor yapmışlar. Yani strafor köpük yapmışlar, köpüğün üzerine köpük yapınca straforlar gözükmüyor zaten. Bunların çatı araları açıktı. Bu çatı aralarına köpük yapılmış ve yangın ondan dolayı çıktığı söylendi, itfaiye raporlarında da var zaten. Ondan sonra yangın olduktan sonra müteahhit kayboldu. Biz çaresiz kaldık ve hiçbir resmi kurumdan da destek alamadık. Bina bu şekilde, dairenin içerisinde kalanlar yok. Herkes bir yerlere dağıldı. 20 tane aile yok oldu. Ama bizim kapımızı hiçbir Allah'ın kulu çalmadı. İmkânlarımıza buraya çaresizce bıraktılar yani. Kaderimize terk ettiler diyebilirim yani” “3-4 milyon liralık mağduriyet var” Yangın sonrasında ortaya çıkan zararın yaklaşık 3-4 milyon lira seviyesinde olduğunun kendilerine aktarıldığını belirten Arıaslan, ailelerin maddi yardım talebinden çok süreçte kendilerine yol gösterilmesini istediklerini dile getirdi. Arıaslan şöyle devam etti: “Zararla ilgili  3 milyon çıkaran var, 4 milyon çıkaran var. Çünkü çatı tamamen gitti, yan mantolamalar bozuk. Ondan sonra yağmur yağdıkça bunlar da kayboluyor. Aileler rezil durumda. Ben burada yöneticiyim ve bütün sorumluluk benim altımda kalıyor. Onlarla ilgilenmek zorundayım. Biz maddi bir istek için buraya gelmedik. Bizim burada süreçte yardımcı olmalarını istiyoruz. Başka bir şey istemiyoruz yani. Komşulardan bile ne yapıyorsunuz diyen yok yani. Boş ver resmi kapıları... Yani biz sanki burada görünmüyoruz, sanki biz hayalet bir eviz... Yani biz neyiz anlamadım. Yani biz vatandaşız, T.C. vatandaşıyız. İlgi görmek istiyoruz, biz yardım görmek istiyoruz. Bize el atılmasını istiyoruz, yol gösterilmesini istiyoruz. Bizi çaresizce burada kaderimize terk ettiler yani. Şu anda bu son katın altında hem yağmurdan dolayı hem o günkü söndürmelerden dolayı burada su aşağı indi. Aşağıdaki neydi, asma tavanlar, alçıpanlar komple şu anda zarar gördü ve şu anda açık olan mevki de aşağılara su indi. Ve zarar görmeye devam ediyoruz. Bina zarar görmeye devam ediyor. O gün yüzde 10'sa şu anda yüzde 20 onun üstüne çıkmaya başladı. Yani buraya bize bir an önce birilerinin el atması lazım. Bu Beyşehir'in vatandaşıyız. Bir yol göstersinler. Bir yerde tıkandık. Önümüz kış, yani terk edildik ya.Hasar tespit davası açıldı. Burasının hasar tespiti yapılacak, ondan sonra girilecek. Şu anda kablolar birbirine erimiş, elektrik veremiyoruz. Elektrik sıkıntılı, buraya müdahale edemiyoruz. O yüzden bekliyoruz yani. Aşağı yukarı şu anda ağır hasar gören sadece üst kısımlar değil, aşağıda da bunların yarısı kadar var sudan dolayı. Burası yangından dolayı, altındaki yangından dolayı, onun altındakilerin diğer 3-4 tanesi de sudan dolayı. Tabii içeri girip daha birilerinin evine bakabilmiş değiliz yani. Biz şu anda evlere girmiyoruz. Biz şu anda göçebe gibi yaşıyoruz. Bizim için hiç kimse yardım etmedi ve bu şekilde kendi imkânlarımızla bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Sanki Beyşehir'de hiç kimse yok, sadece biz kalıyor gibi, yanımıza da gelen yok. Yani biz burada mağduruz yani.” Yangın böyle başlamıştı Müftü Mahallesi’nde zemin katında işyerlerinin bulunduğu 5 katlı apartmanın çatısında 25 Eylül’de çıkan yangın, kısa sürede büyüyerek çatının tamamını sardı. Çatıdaki yangında, çatıda bulunan bir usta alevlerin arasında mahsur kaldı. İhbar üzerine bölgeye itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Binanın tahliye edilmesinin ardından çatıda mahsur kalan ustanın kurtarılması için itfaiye ekipleri çalışma başlattı. Alevlerin arasında bir süre kurtarılmayı bekleyen usta, olay yerine takviye olarak gönderilen itfaiye aracının uzattığı merdivenle bulunduğu yerden alınarak güvenli bölgeye indirildi. Sağlık ekiplerine teslim edilen ustanın durumunun iyi olduğu öğrenildi. Yangının büyüyerek binanın alt katlarını tehdit etmesi üzerine söndürme çalışmalarına beton mikserleri de destek verdi. Çatıda tüpler bulunduğu ve patlama ihtimali olduğu yönündeki iddialar üzerine polis ekipleri çevrede güvenlik önlemleri aldı. Yangın, itfaiye ekipleri, orman teşkilatına ait arazözler ve beton mikserlerinin desteğiyle kontrol altına alındı. Ardından çatıda soğutma çalışması yapıldı. Yangının ardından başlatılan incelemeler sürerken, bina sakinlerinin ise hasar tespit çalışmalarının tamamlanmasını ve evlerine güvenli şekilde dönebilecekleri sürecin başlamasını beklediği belirtildi. Çatı yangınının ardından evlerinden uzak kalan 20 aile, önümüzdeki kış öncesinde mağduriyetlerinin giderilmesini ve yetkililerin kendilerine yol göstermesini bekliyor.
Beyşehir’de çatı yangını sonrasında 20 aile evlerine dönemedi. Hasar tespit çalışmalarının tamamlanmasını bekleyen bina sakinleri, yakınlarının yanında kalırken, apartman yöneticisi Mehmet Arıaslan yaşadıkları mağduriyete ve ilgisizliğe sitem etti: “Biz hayalet bir eviz... Bizi çaresizce kaderimize terk ettiler.”

Konya’nın Beyşehir ilçesinde eylül ayının sonunda yaşanan ve çatıda çalışan bir ustanın alevlerin arasında mahsur kaldığı yangının ardından, Çevik Konutları Apartmanı sakinlerinin mağduriyeti gün geçtikçe büyüyor.

Müftü Mahallesi 4147 Sokak’ta bulunan, zemin katında işyerleri bulunan 5 katlı apartmanın çatısında çıkan yangın, itfaiye ekiplerinin yanı sıra beton mikserleri ve orman arazözlerinin de desteğiyle uzun süren çalışmaların ardından kontrol altına alınmıştı.

Yangın sırasında çatıda çalışan bir usta alevlerin arasında mahsur kalmış, itfaiye ekiplerinin uzattığı merdiven sayesinde son anda kurtarılmıştı.

Ancak yangının söndürülmesinin üzerinden günler geçmesine rağmen apartman sakinleri için sıkıntılı süreç sona ermedi.

Yangında çatının tamamen kullanılamaz hale geldiğini belirten bina sakinleri, yağışlarla birlikte apartmanın alt bölümlerinde de yeni zararların oluştuğunu ifade ediyor.

Hasar tespit çalışmalarının tamamlanmasını bekleyen aileler, bu süreçte kendi evlerine giremezken yakınlarının ve akrabalarının yanında kalıyor.

“20 tane aile ortada kaldı”

Çevik Konutları Apartmanı yöneticisi Mehmet Arıaslan, yanan çatının üzerinde Haber Önses’e yaptığı açıklamada, yaşanan mağduriyeti anlattı.

Arıaslan, yangından önce çatının bir bölümünün geçtiğimiz yıllarda uçtuğunu, daha sonra müteahhitle yapılan görüşmelerin ardından çatının değiştirilmesine karar verildiğini belirterek yaşanan süreci şöyle anlattı:

“Geçen senlerde kışın burada bir çatıda uçmamız olmuştu. Müteahhitle görüştük. Görüşmemiz neticesinde buraya bir mutabakata vardık, tamir diye. Sonra tamir edilmeyeceği ustalar tarafından anlaşıldı. Sonrasında müteahhitle görüştüğümüzde buranın tamir değil de değiştirilmesine karar verdik. Ondan sonra, ondan önce buraya strafor yapmışlar. Yani strafor köpük yapmışlar, köpüğün üzerine köpük yapınca straforlar gözükmüyor zaten. Bunların çatı araları açıktı. Bu çatı aralarına köpük yapılmış ve yangın ondan dolayı çıktığı söylendi, itfaiye raporlarında da var zaten.

Ondan sonra yangın olduktan sonra müteahhit kayboldu. Biz çaresiz kaldık ve hiçbir resmi kurumdan da destek alamadık. Bina bu şekilde, dairenin içerisinde kalanlar yok. Herkes bir yerlere dağıldı. 20 tane aile yok oldu. Ama bizim kapımızı hiçbir Allah'ın kulu çalmadı. İmkânlarımıza buraya çaresizce bıraktılar yani. Kaderimize terk ettiler diyebilirim yani”

“3-4 milyon liralık mağduriyet var”

Yangın sonrasında ortaya çıkan zararın yaklaşık 3-4 milyon lira seviyesinde olduğunun kendilerine aktarıldığını belirten Arıaslan, ailelerin maddi yardım talebinden çok süreçte kendilerine yol gösterilmesini istediklerini dile getirdi.

Arıaslan şöyle devam etti:

“Zararla ilgili  3 milyon çıkaran var, 4 milyon çıkaran var. Çünkü çatı tamamen gitti, yan mantolamalar bozuk. Ondan sonra yağmur yağdıkça bunlar da kayboluyor. Aileler rezil durumda. Ben burada yöneticiyim ve bütün sorumluluk benim altımda kalıyor. Onlarla ilgilenmek zorundayım. Biz maddi bir istek için buraya gelmedik. Bizim burada süreçte yardımcı olmalarını istiyoruz. Başka bir şey istemiyoruz yani. Komşulardan bile ne yapıyorsunuz diyen yok yani. Boş ver resmi kapıları... Yani biz sanki burada görünmüyoruz, sanki biz hayalet bir eviz... Yani biz neyiz anlamadım. Yani biz vatandaşız, T.C. vatandaşıyız. İlgi görmek istiyoruz, biz yardım görmek istiyoruz. Bize el atılmasını istiyoruz, yol gösterilmesini istiyoruz. Bizi çaresizce burada kaderimize terk ettiler yani.

Şu anda bu son katın altında hem yağmurdan dolayı hem o günkü söndürmelerden dolayı burada su aşağı indi.

Aşağıdaki neydi, asma tavanlar, alçıpanlar komple şu anda zarar gördü ve şu anda açık olan mevki de aşağılara su indi. Ve zarar görmeye devam ediyoruz. Bina zarar görmeye devam ediyor. O gün yüzde 10'sa şu anda yüzde 20 onun üstüne çıkmaya başladı. Yani buraya bize bir an önce birilerinin el atması lazım. Bu Beyşehir'in vatandaşıyız. Bir yol göstersinler. Bir yerde tıkandık. Önümüz kış, yani terk edildik ya.Hasar tespit davası açıldı. Burasının hasar tespiti yapılacak, ondan sonra girilecek. Şu anda kablolar birbirine erimiş, elektrik veremiyoruz. Elektrik sıkıntılı, buraya müdahale edemiyoruz. O yüzden bekliyoruz yani. Aşağı yukarı şu anda ağır hasar gören sadece üst kısımlar değil, aşağıda da bunların yarısı kadar var sudan dolayı. Burası yangından dolayı, altındaki yangından dolayı, onun altındakilerin diğer 3-4 tanesi de sudan dolayı. Tabii içeri girip daha birilerinin evine bakabilmiş değiliz yani. Biz şu anda evlere girmiyoruz. Biz şu anda göçebe gibi yaşıyoruz. Bizim için hiç kimse yardım etmedi ve bu şekilde kendi imkânlarımızla bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Sanki Beyşehir'de hiç kimse yok, sadece biz kalıyor gibi, yanımıza da gelen yok. Yani biz burada mağduruz yani.”

Yangın böyle başlamıştı

Müftü Mahallesi’nde zemin katında işyerlerinin bulunduğu 5 katlı apartmanın çatısında 25 Eylül’de çıkan yangın, kısa sürede büyüyerek çatının tamamını sardı.

Çatıdaki yangında, çatıda bulunan bir usta alevlerin arasında mahsur kaldı.

İhbar üzerine bölgeye itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Binanın tahliye edilmesinin ardından çatıda mahsur kalan ustanın kurtarılması için itfaiye ekipleri çalışma başlattı.

Alevlerin arasında bir süre kurtarılmayı bekleyen usta, olay yerine takviye olarak gönderilen itfaiye aracının uzattığı merdivenle bulunduğu yerden alınarak güvenli bölgeye indirildi. Sağlık ekiplerine teslim edilen ustanın durumunun iyi olduğu öğrenildi.

Yangının büyüyerek binanın alt katlarını tehdit etmesi üzerine söndürme çalışmalarına beton mikserleri de destek verdi. Çatıda tüpler bulunduğu ve patlama ihtimali olduğu yönündeki iddialar üzerine polis ekipleri çevrede güvenlik önlemleri aldı.

Yangın, itfaiye ekipleri, orman teşkilatına ait arazözler ve beton mikserlerinin desteğiyle kontrol altına alındı. Ardından çatıda soğutma çalışması yapıldı.

Yangının ardından başlatılan incelemeler sürerken, bina sakinlerinin ise hasar tespit çalışmalarının tamamlanmasını ve evlerine güvenli şekilde dönebilecekleri sürecin başlamasını beklediği belirtildi.

Çatı yangınının ardından evlerinden uzak kalan 20 aile, önümüzdeki kış öncesinde mağduriyetlerinin giderilmesini ve yetkililerin kendilerine yol göstermesini bekliyor.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.